SAĞLIK OKURYAZARLIĞI
Sağlık
bilgisine erişimin kolaylaştığı günümüzde bireyler, sağlık hizmeti sunanlar, eczacılar,
medya ve internet tarafından sağlıkla ilgili bilgi yağmuruna tutulmaktadır. Bu
bilgilerin anlaşılır ve uygulanabilirliği, bireylerin sağlık okuryazarlığı ile
bağlantılıdır. Sağlık okuryazarlığı terimi ilk kez 1974 yılında S.K.
Simonds’un, Health Education as Social Policy adlı kitapta
kullanılmıştır (Simonds, 1974: 1-25; akt: Ratzan, 2001: 210; Selden vd., 2000:
V).
Sağlık okuryazarlığı, insan sağlığı üzerinde
büyük etkisi olacağı düşüncesi ile 1990’lı yıllarda tartışılmaya ve yeniden
tanımlanmaya başlanmıştır. Amerikan
Tıp Kurumu (AMA The American Medical Association) sağlık okuryazarlığını
“reçeteleri, randevu kâğıtlarını ve sağlığa ilişkin diğer önemli materyalleri
okuyup anlayabilme becerisi” olarak tanımlamıştır. Sağlık okuryazarlığının daha
kapsamlı tanımı, “sağlıklı olmayı sürdürme ve bu duruma katkıda bulunmayı
sağlayan yollarla; bireylerin bilgiye olan erişim, anlama ve kullanma yeteneği
ile motivasyonunu belirleyen bilişsel ve sosyal beceriler” olarak Dünya Sağlık
Örgütü tarafından geliştirilmiştir
(Bernhardt ve Cameron, 2003: 583; Nutbeam, 2001: 263; Schiavo, 2007:
282).
Özetle sağlık okuryazarlığı; bireylerin, kendileri
ve toplum sağlığı ile ilgili karar ve davranışlarını yönlendirecek, temel
sağlık bilgisi ve hizmetleri konusunda bilgi birikimleri, bu bilgilere
erişimleri, erişilen bilgiyi anlamaları, kullanmaları ve nesilden nesile
aktarmaları olarak tanımlanabilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder