8 Nisan 2012 Pazar


SAĞLIK OKURYAZARLIĞI




Sağlık bilgisine erişimin kolaylaştığı günümüzde bireyler, sağlık hizmeti sunanlar, eczacılar, medya ve internet tarafından sağlıkla ilgili bilgi yağmuruna tutulmaktadır. Bu bilgilerin anlaşılır ve uygulanabilirliği, bireylerin sağlık okuryazarlığı ile bağlantılıdır. Sağlık okuryazarlığı terimi ilk kez 1974 yılında S.K. Simonds’un, Health Education as Social Policy adlı kitapta kullanılmıştır (Simonds, 1974: 1-25; akt: Ratzan, 2001: 210; Selden vd., 2000: V). 
 Sağlık okuryazarlığı, insan sağlığı üzerinde büyük etkisi olacağı düşüncesi ile 1990’lı yıllarda tartışılmaya ve yeniden tanımlanmaya başlanmıştır.  Amerikan Tıp Kurumu (AMA The American Medical Association) sağlık okuryazarlığını “reçeteleri, randevu kâğıtlarını ve sağlığa ilişkin diğer önemli materyalleri okuyup anlayabilme becerisi” olarak tanımlamıştır. Sağlık okuryazarlığının daha kapsamlı tanımı, “sağlıklı olmayı sürdürme ve bu duruma katkıda bulunmayı sağlayan yollarla; bireylerin bilgiye olan erişim, anlama ve kullanma yeteneği ile motivasyonunu belirleyen bilişsel ve sosyal beceriler” olarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilmiştir  (Bernhardt ve Cameron, 2003: 583; Nutbeam, 2001: 263; Schiavo, 2007: 282).
Özetle sağlık okuryazarlığı; bireylerin, kendileri ve toplum sağlığı ile ilgili karar ve davranışlarını yönlendirecek, temel sağlık bilgisi ve hizmetleri konusunda bilgi birikimleri, bu bilgilere erişimleri, erişilen bilgiyi anlamaları, kullanmaları ve nesilden nesile aktarmaları olarak tanımlanabilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder